Haber Detayı
19 Mayıs 2015 - Salı 22:49 Bu haber 831 kez okundu
 
“Bir Yetime Aile Olmak” paneli
Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ve Mardin İl Müftülüğü “Koruyucu Aile Paneli” düzenledi.
Yaşam Haberi


Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ve Mardin İl Müftülüğü “Koruyucu Aile Paneli” düzenledi.

Mardin İl Müftülüğü ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ile ortaklaşa öksüz ve yetimleri korumak, kollamak, toplumda yetimler konusunda bir farkındalık oluşturabilmek amacıyla “Bir Yetime Aile Olmak” konulu panel düzenlendi.

Mardin Müftülüğü toplantı salonunda yapılan panele İl Müftüsü Dursun Ali Coşkun, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Mustafa Peltek, İl Müftü Yardımcısı İsmail Ünal, Artuklu İlçe Müftüsü Mustafa Ali Işık, Aile ve Sosyal politikalar görevlisi Susam Ertaş, din görevlileri, Bayan vaizler ve müftülük personeli katıldı.

Sadık Yay Camii İmam Hatibi Veysel Oyman’ın okuduğu Kur’an-ı Kerim Tilaveti ile başlayan Panelin açılış konuşmasını yapan İl Müdürü Mustafa peltek, çocukların sağlıklı gelişmeleri için huzurlu bir aile ortamına ihtiyacı olduğunu belirterek, her çocuğun ailesi olması için emek veren herkese teşekkür etti. Koruyucu Aile Hizmetinin yaygınlaştırılması için herkesi gönüllü olmaya davet etti.

Peltek konuşmasına şöyle devam etti; “Şu anda Türkiye genelinde 10.526 koruma ve bakım altında Mardin’deki sayı 4 yıl önce Musa Cihaner çocuk Yuvasında 126 çocuk vardı. Kuruluş olarak 6 tane çocuk evinde 36 çocuk var, Musa Cihaner sevgi sitesi’nde 40 çocuk var Çocuk Destek Merkezi 13 çocuk ta orada var, 126 çocuktan 40 çocuğa düştük bu düşüş koruyucu aile ve aile yanında destek sistemi sayesinde gerçekleşti. bir çocuğun bakımı gerçekten çok zor. aile olarak bu zorluğu hep birlikte yaşarken kurum olarak bakım daha da zorlaşıyor. Kurumda çocuk izole bir hayat yaşıyor. Normal şartlar altında aileler yanında kalan çocuklar hayatın bütün yönleriyle tanışıyorken, kurumda kalan çocuklar tamamen izole bir hayat yaşıyor. Bu nedenle kurumdan ayrıldığı zaman, tabiri caizse sudan çıkmış balığa dönüyor. O yüzden bakanlığımız koruyucu aile konusuna ağırlık verdi Koruyucu aile sisteminde Türkiye genelinde 2.860 kişi aile yanına verildi. Mardin’de 16 çocuk koruyucu Aile sisteminde ailelerin yanında yaşıyor. Bizler de 1 -3 ve 6 aylık periyotlarla ziyaret ediyoruz. Tabi bunları artısı daha fazla toplumdan izole edilmiş bir çocuk daha sonra karşımıza farklı ve daha büyük sorunlarla dönebiliyor. Öz güvenlerini yitirmiş her şeyi devletten bekleyen bir birey olarak dönüyor ve bu bizi gerçekten üzüyor. Bir çocuğun devlete maliyete aylık 3.000 ₺ ve üzerinde güvenliğinden aşçısına kadar fakat buna rağmen, çocuk hayatı boyunca her şeyi devletten görmüş, her şeyi bedava olan bir hayat yaşadıktan sonra, normal hayata adaptasyonda çok zorlanıyor. Her şeyi veriyoruz ama değerini veremiyoruz. İşte bu sistem sayesinde çocuklar ailelerin yanında hem değeri öğreniyor hem de sevgiyi yaşıyorlar. Bu nedenle bu sistemin daha fazla tanınması ve yaygınlaştırılması adına düzenlediğimiz bu paneli düzenledik. Katılımınız için teşekkür ediyorum.”

Açılış konuşmasının ardından başlayan panelin Başkanlığını Mardin İl Müftüsü Dursun Ali Coşkun yaparken, Mardin Müftülüğü Bayan Vaizelerinden Deniz seçilmiş ve Aile ve Sosyal Politikalar müdürlüğünden Susam Ertaş Panelist olarak katıldı.

İl Müftüsü Dursun Ali Coşkun Panelde kısa bir konuşma yaptı. Coşkun İslam Toplumlarını ayakta tutan temel dinamiklerden biri ve en önemlisi aile müessesi olduğunu belirterek, Aile, sadece anne, baba ve çocuklardan oluşan nicel bir birliktelik değil, nitelikli bir birlikteliğin adı olduğunu ifade etti.Koruyucu aile konusunda çok önemli çalışmalar gerçekleştirildiğini belirten Coşkun, şöyle konuştu: "Bu zaman öyle bir hale geldi ki artık annesi babası hayatta olan yetimler var. Biz ona 'yetim' demiyoruz ama öyle insanlar var ki anne babaları hayatta ama onların şefkatinden mahrumlar. Anne

babaların bir kısmı ilgisiz ama azımsanmayacak bir kısım anne ve baba var ki çocuk onlardan zarar görüyor. Dolayısıyla çocukları korumak gibi bir zorunluluk ortaya çıkıyor. Devlet onlara sahip çıkıyor, onları barındırıyor."

Yetimlere hizmet edilmesinin önemini anlatan Coşkun, "O yetimin yaşı önemli değildir. Yetimin, cinsiyeti, mazereti ya da yaşı yoktur. Biz, iman eden insanlarız ve bu yolda hizmet edeceğiz. Ahirette Allah, 'Neden toplumunuzdaki yetimlere el uzatmadınız' dediğinde, bizlerin dini hassasiyetinden dolayı bir mazereti geçerli olmayacaktır. Bizler, ibadetlerimize, kendi evlatlarımıza gösterdiğimiz özen kadar korunmaya muhtaç bireylere kucak açmadıkça bu sosyal yara, her zaman kanamaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.

NEDEN KORUYUCU AİLE

Panelistlerden Susam Ertaş ise Koruyucu ailenin, Çeşitli nedenlerle öz ailesi yanında bakımları bir süre için sağlanamayan çocuklarımızın kendi aile ortamlarında eğitim, bakım ve yetiştirilme sorumluluğunu kısa veya uzun süreli olarak, ücretli veya gönüllü statüde devlet denetiminde paylaşan hissettikleri toplumsal sorumluluğu gösterebilen uygun aile ya da kişiler olduğunu söyledi.

Ertaş ayrıca, “Biliyoruz ki; sağlıklı bir toplum ve mutlu yarınlar için sahip olduğumuz en değerli varlıklarımız çocuklardır. Çocuk Hakları Sözleşmesinde; çocuğun öncelikle ailesi yanında, bu mümkün olmadığı takdirde ise uygun bir aile ortamı içinde yaşamını sürdürmesi ve gelişmesi hakkına özel bir yer verilmektedir. Ülkemizin de imzalamış olduğu bu Sözleşme ile Koruyucu Aile Hizmeti daha da önem kazanmıştır.

Çocukların sağlıklı gelişebilmeleri için kendilerini koruyacak, sevecek, destekleyecek, güven sağlayacak, sosyal ve maddi gereksinimlerini karşılayabilecek sıcak bir aile ortamına ihtiyaçları vardır. Çocukların yeterli sevgi alabildikleri, gereksinimlerinin düzenli olarak karşılandığı sıcak aile ortamında yetiştirildiklerinde sağlıklı bireyler olabildikleri bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kuşkusuz anne-babalar da çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek için çaba harcarlar. Ancak yaşam her zaman düşünüldüğü gibi olmayabilir.

Bazı aileler zihinsel, bedensel, ya da psikolojik sorunları veya ekonomik yetersizlikleri, boşanma, ölüm gibi sosyal sorunları nedeniyle bütünlüklerini devam ettiremeyip, çocuklarının gereksinimini karşılayamaz hale gelebilmektedirler. Böyle durumlarda, çocuklara yardım edebilmenin en iyi yolu, öz ailesinin koşulları iyileşinceye kadar başka bir ailenin yanında bakımlarının sağlanmasıdır. Bu nedenle, tüm dünyada korunmaya muhtaç çocuklar için en çok tercih edilen bakım şekli, ülkemizde de olduğu gibi koruyucu aile bakımıdır.

Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü bir elinden tuttuğu ve tutmaya devam edeceği çocukların öteki elinin koruyucu aileler ve toplum tarafından tutulmasını istemektedir. İster koruyucu aile olarak, ister Koruyucu Aile Hizmetini tanıtarak, ister koruyucu ailelere özel indirimler, destekler, teşvikler sağlayarak daha çok çocuğun koruyucu aileler yanında yetişmesine ortam yaratılması olanaklıdır.

Koruyucu aile yanına yerleştirilebilen, korunan, tehlikeli ortamlardan uzak tutulan her çocuk sorumluluğu paylaşan herkesin sevinci, başarısı olacaktır.

KİMLER KORUYUCU AİLE OLABİLİR?

Koruyucu Aile ile ilgili bilgiler veren Ertaş kimlerin Koruyucu Aile olabileceğini ise şöyle özetledi; “Hoşgörülü, sabırlı, esneklik gösterebilen, güvenli ve şefkatli bir ortam sağlayabilen, sevgisi ile bir çocuğun hayatında fark yaratmak isteyen ve mevzuatta belirtilen şartları taşıyan,

Kurumla işbirliği içinde çocuk yararına hizmet vermeye kendini hazır hisseden herkes koruyucu aile olabilir. TC vatandaşı iseniz, Sürekli Türkiye’de ikamet ediyorsanız, 25-65 Yaşları arasındaysanız, En az ilkokul mezunu iseniz, Düzenli gelire sahipseniz, Çocuğun öz anne-babası ya da vasisi değilseniz, koruyucu aile olmak üzere ikamet ettiğiniz ilde bulunan il müdürlüğüne başvurabilirsiniz. Eşlerin birlikte başvurmaları gerekmektedir. Akrabaların koruyucu aile olmak istemesi halinde yapılacak sosyal inceleme sonucuna göre yaş ve eğitim koşulları değerlendirilmektedir. Başvuran kişi/ailelerin başvuru koşulları sağlaması durumunda, değerlendirmeye tabi tutulur.

Diğer Panelist İl Müftülüğü Vaizesi Deniz Seçilmiş ise yetim çocukların problemleriyle ilgilenmek birey ve toplum olarak hepimizin görevi olduğunu kaydederek, “Duyarlı olmak, çevremizde yaşanan acı ve ıstıraba seyirci kalmamak zaten yüreğimizde taşıdığımız imanın bir gereğidir. Onlar bizim imtihanımız, onlara olan ilgi ve alâkamız, sevgimiz, merhametimiz yüce yaratıcının katında ayrı bir değer bulacaktır. Yetimler, öksüzler, kimsesizler topluma Yüce Allah’ın emanetidir. Öyle olduğu içindir ki, Kur’an pek çok ayetiyle yetimlerin hakkını yememeyi, onlara şefkat ve merhamet göstermeyi emrettiğinin altını çizdi.

Önce Sevgi ve İlgi

Sevgi duygusu, insanın hemcinsleriyle arasındaki ilişki ve kaynaşmasının en önemli unsuru ve toplumsal hayatın gelişip güçlenmesinin vazgeçilmez şartıdır. Bunun içindir ki, Hz. Peygamber (s.a.s.): “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de kâmil mümin olamazsınız.” (Müslim, Îmân, 93) buyurmuşlardır. Özellikle yetim ve öksüz çocuklar için sevgi, hem yaşadıkları çocukluk dönemi açısından hem de gelecekleri açısından çok büyük önem arz etmektedir. Çünkü onlar sevgiye en çok muhtaç oldukları dönemde sevgi kaynağı anne veya babalarını kaybetmişler, toplum içinde yapayalnız kalmışlar, çoğu kez bekledikleri ilgi ve sevgiyi çevresindeki insanlardan görememişler ve mahzun olmuşlardır. Öyleyse bu kanadı kırık yavrulara kim sahip çıkacaktır? Elbette gönlünde iman nuru taşıyan herkes, bütün toplum sahip çıkacaktır. Aslında yetimlere, öksüzlere, kimsesizlere sahip çıkmak demek; toplumun kendi dünyevî huzuruna sahip çıkması ve uhrevî mutluluğu arzulaması demektir. Bu çerçevede Hz. Peygamber (s.a.s.)’in topluma emanet olan yetim çocuklara ilgi, alâka ve sevgi gösterilmesini tavsiye eden ifadeleri büyük önem taşımaktadır: “Başı hiç okşanmamış bir yetimin başını okşayan kimseye, elinin değdiği saçlar sayısınca sevap yazılır.” (Ahmet İbn Hanbel, Müsned, V, 250) Peygamberimizin bu ifadesinden anlıyoruz ki; İslâm toplumu bir bütündür, bir aile gibidir. O ailede herkese hak ettiği değer verilmelidir. Herkesin gözyaşı dindirilmeli, sıkıntıları giderilmelidir. Aile içinde en çok ilgi, sevgi ve ihtimam gösterilmesi gerekenler de yetim, öksüz veya kimsesiz çocuklardır.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: “Bir, Yetime, Aile, Olmak”, paneli,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
36
31
3
3
11
17
2
Galatasaray
35
37
4
2
11
17
3
Fenerbahçe
33
34
2
6
9
17
4
Göztepe
30
30
5
3
9
17
5
Beşiktaş
30
29
3
6
8
17
6
Kayserispor
30
25
3
6
8
17
7
Trabzonspor
29
33
4
5
8
17
8
Sivasspor
26
23
7
2
8
17
9
Bursaspor
25
28
6
4
7
17
10
Yeni Malatyaspor
22
21
7
4
6
17
11
Kasımpaşa
19
25
8
4
5
17
12
Akhisarspor
19
22
8
4
5
17
13
Alanyaspor
18
28
9
3
5
17
14
Osmanlıspor FK
17
26
10
2
5
17
15
Antalyaspor
17
19
8
5
4
17
16
Atiker Konyaspor
15
16
10
3
4
17
17
Gençlerbirliği
14
20
9
5
3
17
18
Kardemir Karabükspor
9
14
12
3
2
17
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.